fbpx
GündemManşet

Milli Maratoncu Yaşar Anter, ‘uluslararası fiyasko’yu yazdı

İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen İzmir’in ilk uluslararası maratonu dün gerçekleşti. Koronavirüs salgını döneminde gerçekleştirilen maraton, organizasyonundan ödül törenine kadar her konuda tartışmalara sahne oldu.

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği kent tarihindeki ilk uluslararası maraton dün koşuldu. Koronavirüs salgın döneminde gerçekleştirilen organizasyonda 42 ve 10 kilometrelik maraton koşuları yapıldı.  Lozan Meydanı’nda başlayan maraton, Karşıyaka Atatürk Anıtı, İnciraltı Kent Ormanı, Vasıf Çınar Bulvarı güzergahında koşuldu. Organizasyonun eksiklikleri, yarışın ortasında sporculara verilen suların tükenmesi, ödül törenindeki skandallar ve pandemi koşullarının göz ardı edilmesi gibi birçok yönden eleştirilere neden oldu.

MİLLİ MARATONCU YAŞAR ANTER YAZDI

Milli maratoncu Yaşer Anter, organizasyondaki eksikleri ve hataları sıralarken, maraton öncesi yetkililere gerekli uyarıları yaptığını ancak kimsenin yeteri kadar ciddiyet göstermediğini belirtti. Yaşar Anter, açıklamasında “Amaç atletizm sporunu geliştirmek, destek olmak değil ticari çıkar ve reklam yapmak olunca işi bilenle bilmeyen de bir araya gelince böyle sonuçlar çıkıyor ortaya. Olan Türk atletizmine oluyor…” ifadelerine yer verdi.

Anter, İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen İzmir’in ilk uluslararası maratonundaki eksiklileri şöyle sıraladı:

  • Günler öncesinden yarışı düzenlenen İzmir Büyükşehir Belediyesi organizasyon komitesine aksaklıkları anlattık dinletemedik ya anlamadılar anlamak istemediler ya kafaları basmadı…
  • Yarıştan üç gün önce telefonlara atılan mesaj şuydu “gelin yarış numaranızı perşembe günü alın”…. Bu da fiyaskoydu, sporcuların eli ayağı tutuştu, yani Ağrı’dan gelip adam numarasını alacak geri dönecek hafta sonu bir daha İzmir’e gelecek. Ödül törenini saat 12.00 ‘ diye açıklıyorsun sonra kimseye sormadan 17.00 ye alıyorsun.
  • Yarışın startı tam bir curcuna kim kimin önünde, nerede belli değil, elit sporculardan bazıları ısınmayı kaçırmamak için en sonlarda çıkmak zorunda kaldı, duyuru yapılıp elit atletler en önden çıkarılabilirdi, önden çıkanlar oldu ama gerekli duyuru yapılmadı.
  • 65 yaş üstünün kayıtlarını yapıp paralarını aldıktan sonra, bir hafta önce telefonla arayıp “Gelmeyin sizi yarışa almıyoruz” yasak hemşerim, dediler. Bu insanların paraları ne olacak. Niye bunu baştan düşünmüyorsunuz?
  • Kayıtlar bir hafta önceden kapandı, öğrendik ki bugün yarış sabahı el altında tam 50 kişiye göğüs numarası verilmiş, ortalık çalkalandı.
  • Maratonun ortasında koşuculara verilecek su bitti, bazıları yarış sonunda fenalık geçirdi.
  • Yarışmalar saat 08.00’de başladı 10 km yarışı 09.00’da bitti. Saat tam 16.00’ya kadar sonuçlar açıklanmadı. Sporculara “siz gidin sonuçları ilk üçe girenlerin cebine mesaj atarak duyuracağız” dediler. Peki ilk üçe giren ancak sonucu yanlış açıklanan itiraz hakkını sonuçları görmeden, nasıl ve en önemlisi ne zaman yapacak?
  • Saat 17.00’de yapılacak ödül töreninin yerini yarışma günü değiştiriyorlar, bazıları uçak ve otobüs biletini önceden almıştı, organizasyona dua ederek ayrıldılar…
  • Asıl rezalet ödül töreninde yaşandı. On bin dolar ödül verdikleri maraton dalındaki atletlerin eline bir kuru kağıt parçası tutuşturup, gönderdiler ne bir ilk üç madalyası ne bir kupa nede bir çiçek. Yuh artık. Uluslararası bir Maraton düzenliyorsun bütün yöneticilerin (Belediyenin) orda havasını basıyor ama 42 km koşan atletlere bir madalya, kupa ve bir çiçeği çok görüyorsunuz.. Açın izleyin hiçbir uluslararası maraton yarışında atletleri kürsüde eli boş bırakmazlar para ödülünün yanında küçük ödüller verilir kenti ifade eden sembolik ödüller, çiçek , minik bir kupa. Şimdi alın ilk üçe giren sporcuların yüzlerinin haline bir bakın.

“AMAÇ ATLETİZM SPORUNU GELİŞTİRMEK, DESTEK OLMAK DEĞİL TİCARİ ÇIKAR VE REKLAM YAPMAK”

“Pandemi nedeni ile dörder kişi çıkaracağız” dediler 700 kişi dip dibe girdi pandemi sırasını bekledi çünkü önemli olan gösterişti yarışın çıkışında dörtlü çıktın mı? Çıktın, yarış öncesi sonrası çok da önemli değildi.

Bu tür organizasyonlar Türk atletizminin ya yüz akı olur ya yüz karası olur. Ben utandım. Birileri utanıp, bunları görür seneye düzeltir mi bilinmez…

En güzel özelliğimiz sona sakladım. Bunu herkes okur kimse üzerine alınmaz. Şimdi bunlar, İlk defa düzenlenen bir organizasyonda görülen hataların emin olun sadece bir bölümü, bunu uluslararası bir yarışmada başka bir ülkede yapsanız, o sahanın yanına bir daha sizi yanaştırmazlar. Ama amaç atletizm sporunu geliştirmek, destek olmak değil ticari çıkar ve reklam yapmak olunca işi bilenle bilmeyen de bir araya gelince böyle sonuçlar çıkıyor ortaya. Olan Türk atletizmine oluyor…

“ÖNÜNÜZDEKİ ARKANIZDAKİ İSMİ GÖREMİYORSUNUZ”

Milli maratoncu Yaşer Anter, organizasyondaki eksiklikleri sıralarken, “Yarışmanın üzerinden 24 saat geçti ben ve sporcularım koştu ilk üçte yer aldığımızı biliyoruz ama sonuçları göremiyoruz. Sisteme giriş yapıyoruz TC kimlik numaranız ile ne kadar sürede koştuğumuzu görüyoruz. Ancak önünüzdeki arkanızdaki ismi göremiyorsunuz. Milli maratoncuyum kimin beni geçip geçemeyeceğini de bilirim” dedi.

“İTİRAZ HAKKINI KULLANAMIYORSUNUZ”

Anter, sonuçlara itiraz hakkının olmadığı bir sistem kurulduğunu belirtirken, “Yarışlardan en geç iki saat sonra tüm yarışma sonuçları açıklanır. İtiraz etmek isteyenler itiraz hakkını kullanırlar. İtiraz hakkını kullanamıyorsunuz kimse kaçıncı olduğunu görmüyor. Kadınlarda birinci olan sporcuya dört dakika fazla yazmışlar antrenörü ile yetkililer arasında tartışma çıktı” diye konuştu.

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
Kapalı

Reklam Engelleyici Algılandı!

Size daha iyi hizmet verebilmemiz için lütfen reklam engelleyiciyi kapatın