fbpx
GündemManşet

Madencilerden Soma tepkisi: Gemi, fabrika, ihale istemiyoruz, adalet istiyoruz!

Manisa Soma’da 301 işçinin ölümüyle sonuçlanan faciada tutuklu tüm sanıkların tahliye edilmesine gösteren Soma 301 Madenciler Derneği Başkanı İsmail Çolak, “Adalet 301 madenciyle beraber göçük altında kaldı” dedi. Ölen madencilerden Erdoğan Köse’nin oğlu Berkan Köse ise “, fabrika ihale istemiyoruz, isteseydik devlet bizi bulurdu. Ama biz devletten adalet istiyoruz, maalesef bugün adaleti mumla arıyoruz” diye konuştu.

Manisa’nın Soma ilçesinde 301 madencinin öldüğü kazaya ilişkin verilen tahliye kararlarına madenci aileleri tepki gösterdi. Yargıtay 12. Dairesi, Soma Kömür İşletmeleri sahibi Can Gürkan, Genel Müdür Ramazan Doğru, Müdür Yardımcısı İsmail Adalı ve İşletme Müdürü Akın Çelik hakkında ilk verdiği kararda, 301 kez olası kastla öldürme ve 162 kez olası kastla yaralama suçlarından ceza verilmesi istemişti. Dairenin 3 üyesinin değişmesinin ardından söz konusu sanıklar hakkında ilk karardan geri dönülerek, bu sanıkların bilinçli taksirle ölüme neden olma ve yaralamaya neden olma suçlarından ceza verilmesine hükmetti.

Yargıtay’ın bu kararının ardından Çelik, Doğru ve Adalı 5 Şubat günü tahliye edildi. Yargıtay’ın bozma kararıyla sanıklar 13 Nisan günü tekrar Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıkacaklar.

Yargıtay’ın yeni kararıyla patron Gürkan’a en fazla 22 yıl cezası verilebilecek. Geçen yıl yapılan infaz düzenlemesi sayesinde de bu cezanın yarısı infaz edilecek ve 3 yıllık denetimli serbestlik hakkı kullandırılacak.

“4’ÜNCÜ SANIK DA TAHLİYE EDİLMİŞ OLABİLİR”

Soma davası avukatlarından Sercan Aran, kararı şöyle değerlendirdi:

“Yargıtay işçilerin yüreklerini bir nebze olsun rahatlatacak bir karar vermişti ancak birkaç aylık süre zarfında ne olduğunu bilmediğimiz şekilde değişti. Ancak bildiğimiz bir şey var ki Yargıtay’ın 5 üyesinin 3’ünün değişmesinden sonra bu karar çıktı. Gelinen durum itibariyle tutuklu olan 4 sanıktan 4’ü de mevcut durum itibariyle maalesef infaz yasası çerçevesinde tahliye edilmesi gerekiyordu. Basına sadece 3 isim yansıdı ancak sanıklardan Ertay Ersoy’un da tahliye edilmiş olması gerekir. Bu durum itibariyle Soma davasında tutuklu sanık kalmamış oluyor.” 

“SADECE 4 SANIĞA CEZA FİŞİ TANZİM EDİLDİ”

Aran, Yargıtay’ın cezalarını onadığı 7 sanığın tutuklanması gerektiğini ifade ederek, “Ancak UYAP üzerinden dosyaya baktığımızda 3 sanık yönünden ceza fişi tanzim edilmiş görünüyor. Diğer 4 sağına neden ceza fişinin tanzim edildiğini anlayabilmiş değiliz. Gelinen durumda Yargıtay kararıyla Can Gürkan, Adem Ormanoğlu, Efkan Kurt ve Haluk Evinç yeniden yargılanacak” dedi.

“CAN GÜRKAN TEKRAR CEZAEVİNE GİRMEYECEK”

Aran sadece Can Gürkan’ın cezasının Yargıtay’ın kararıyla attırıldığını söyleyerek, “22,5 yıl ceza verilmesine hükmetti. Bu ailelerini vicdanını rahatlatmayacak. 22,5 yılın infaz kanununa göre cezasını düşündüğümüzde Can Gürkan’ın tekrar cezaevine girmeyeceğini söyleyebiliriz” diye bilgi verdi.  

“HUKUKA VE VİCDANA AYKIRI”

Aran kararın ‘hukuka ve vicdana’ aykırı olduğunu belirterek, “301 insan hayatını kaybetti. Binlerce çocuk yetim kaldı. Bunun sonucunun birkaç yıl hapis yatıp çıkmak olmaması gerektiğini düşünüyoruz. Bu hukuksuz kararda imzası olan hakim ve savcıların karşısında hesabını vereceğine olan inancımız tam” dedi.

“İŞÇİ KATLİAMLARININ ÖNÜ AÇILDI”

Soma katliamında oğlu Uğur Çolak’ı kaybeden Soma 301 Madenciler Derneği Başkanı İsmail Çolak, aynı ocakta kendisinin de 25 yıl çalıştığını vurgulayarak, davanın ilk derece mahkemesinde olduğu süreçte de heyette defalarca değişiklikler yapılığını hatırlattı. Çolak, Yargıtay’ın kararına “Kendi bozduğu kararı tekrar bozarak düzmece karar, yeni atanan üyelerin kararıyla dosyanın üstünü tamamen kapattılar” diye tepki gösterdi. Çolak, 3 sanığın tahliyesiyle ‘işçi katliamlarının önünün açıldığını belirterek, “Bir gün bu adalete bu kararı verenlerin de ihtiyacı olacak. Bizim adalete güvenimiz kalmadı. Adaletin sadece hakim ve yargıçların arkasında duvara yazılı olarak kalmasını değil herkese eşit olmasını istiyoruz” diye konuştu. 

“ADALET GÖÇÜK ALTINDA KALDI”

Çolak siyasilerin yeni anayasa tartışması yaptığını anımsatarak, şöyle dedi:

“Bizi yönettiğini zannedenler yeni anayasadan söz ediyor. Sen hala kendi anayasana güvenmiyorsun. Anayasa Mahkemesi’ni tanımayan yerel mahkemeler, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin verdiği kararı tanımayan siyasiler. Sen var olan anayasa hükümlerini tanımıyorsun, bu yeni anayasa nereden çıktı. Adalete güvenimiz kalmadı. Adalet 301 madenciyle beraber göçük altında kaldı.” 

“DEVLETTEN ADALETİ İSTİYORUZ, MAALESEF MUMLA ARIYORUZ”

Faciada ölen madencilerden Erdoğan Köse’nin oğlu Berkan Köse, yargılama sürecinde çok sıkıntı çektiklerini belirterek kararı şöyle değerlendirdi: 

“Direnerek onları salonlara getirdik, salonda onlarla yüzleştik. Ancak 2018 tarihinde karar açıkladığı zaman bizi üzdü. Kararın adalet ve doğrulukla ilgisi yoktu. Sadece patrona ve yandaşlarını aklamak için verilmiş bir karardı. Karara susmadık, Yargıtay’a taşıdık” diye konuştu. Köse, Yargıtay kararının değişmesine ‘şaşırdıklarını’ söyleyerek, “Biz doğrunun peşindeyiz, kendimizi haklı çıkarmak için uğraşmadık. Adaletin peşinde koştuk. Ama nedense birileri bu doğruluk ve gerçekleş yüzleşmek istemiyor. Biz verdiğimiz hukuk mücadelesiyle bunları tek tek bu doğrular ve gerçeklerle yüzleştireceğiz. Biz devletten de bir şey istemiyoruz. Gemi, fabrika ihale istemiyoruz, isteseydik devlet bizi bulurdu. Ama biz devletten adalet istiyoruz, maalesef bugün adaleti mumla arıyoruz.” 

“301 AİLENİN ACILARI TAZELENDİ”

Enerji, Sanayi ve Maden Kamu Emekçileri Sendikası ise yaptığı yazılı açıklamada, karara tepki göstererek, şunları belirtti: 

“Bu karar, hukukun üstünlüğü yerine üstünlerin hukukunun egemen olduğunu bir kez daha göstermiştir. Sermayenin bitmek tükenmek bilmeyen kâr hırsının bir sonucu olan bir katliamın üzeri örtülmüş, 301 ailenin acıları tekrar tazelenmiştir. Başından beri eksik yapılan yargılamanın sonuçları dahi uygulanmamıştır. Yargılamaya başta bakanlık yetkilileri olmak üzere ilgili kamu kurumlarının yöneticileri yani karar vericiler dâhil edilmemiş böylelikle derin ilişkilerin ortaya çıkması engellenmiştir. Siyaset, sermaye, bürokrat, sendika ilişkileri tam olarak ortaya konulmadan Soma katliamının gerçek anlamıyla aydınlatılması mümkün değildir. Sistem bütünüyle sorgulanmadan gerçek adalet sağlanamaz.”

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı

Reklam Engelleyici Algılandı!

Size daha iyi hizmet verebilmemiz için lütfen reklam engelleyiciyi kapatın