GündemManşet

Karşıyaka Belediyesi’nin ‘Mom House’u

a3haber.com yazarı Serdar Öztürk Karşıyaka Belediyesi’nin ‘Mom House’unu kaleme aldı.

a3haber.com yazarı Serdar Öztürk, kaleme aldığı yazısında Karşıyaka Belediye Başkanlarının annelerine özel olarak tahsis edilen mülkiyeti belediyeye ait daireyi yazdı.

Serdar Öztürk yazısı şu şekilde;

ABD başkanlarının White House’na bizden rakip çıktı: Mom House

ABD başkanları White House yani Beyaz Saray’a kira ödemez.
Onun dışındaki her şey maaşlarından kesilir.
Sadece resmi devlet konuklarının ağırlanma masrafını devlet öder.
Kişisel mutfak giderleri, hizmet ve malzemelerin ücreti başkan ve ailesine aittir.
Başkan takım elbiselerinin kuru temizleme ücretini bile kendisi öder.
Bu kadar da değil.
White House’un başkan ve ailesinin kaldıkları kısmındaki temizlikçi, garson ve hizmetçilerin çalıştıkları süredeki saat ücretini de başkan öder.
Kısacası, kira ve elektrik faturası dışında kendileri için harcanan her kuruşu devlete ödemek zorundadırlar.

Bir başka ilginç not.
Beyaz Saray’ın beyaz kalabilmesi için dış yüzeyi 570 galon boya ile boyanır.
Elbette parasını başkan ödemez, devlet öder.
Bir galonun yaklaşık 4 litre olduğunu düşünürseniz, Beyaz Saray’ın beyaz kalabilmesi için ne kadar boya harcandığını tahmin edebilirsiniz.

Bizde böyle bir örnek yoktur.
Saraylar halkın parası ile idare edilir.
Geçtim başkanı/cumhurbaşkanını, devletin bürokratları bile bizim vergilerimizle lojmanlarını dayatır döşerler.
Ona rağmen iyi örneklerimiz de var.

Örneğin Bülent Ecevit.
Her hali ile mütevazidir ama kamu kaynağı konusunda çok dikkatlidir.
Sosyal medyada Bülent Ecevit’in Başbakanlık Konutu’nda kaldığı dönemde konutun aşçısı ile arasında yaşanan olay iyi bir örnektir.
Şöyle anlatır Ecevit’in aşçısı:
“Başbakanlık konutuna taşındığında, beni çağırıp ‘Evlâdım, burası benim evim ve devlet bana maaş veriyor. Bütün yediğimiz, içtiğimizin parasını benden alacaksın. Sakın ola, devletin tek zeytin tanesi boğazımdan geçmesin. Ben de çok dikkat edeceğim ama, sizden bu konuda çok hassas olmanızı rica ediyorum’ demişti. Bir gün kahvaltı yapılacak ve peynir yok. Her nasılsa ihmal etmişiz. Gittim bizzat kendisinden peynir almak için para istedim. Bütün ceplerini karıştırdı, para çıkmadı. Rahşan Hanım bir tasın içinde, o zaman iki buçuk lira vardı, buldu, verdi. Gözyaşlarıma engel olamamıştım…”

Amerikan Beyaz Saray’ı ile Bülent Ecevit örneğini niye verdim.
Bizim için örnek olsun diye elbette.
Saraylar için harcanan milyonlar, görkemli törenler ve vatandaşın ekonomik sıkıntıdan bunalmış halini karşılaştıralım diye.
Ancak sadece iktidar için değil…

Son kamuoyu araştırmaları AKP seçmeninin önemli bir bölümünün kararsızlaştığını, kararsızlaşanların İYİ Parti ve Saadet Partisi’ne yönelmesine rağmen CHP’ye pek de gönüllü olmadığını ortaya koyuyor.
Bunun nedeni tek başına “CHP karşıtlığı” olamaz elbette.
Deniz Baykal’ın genel başkan olduğu son dönemde de Kemal Kılıçdaroğlu yönetiminde de AKP seçmenini “kızdıracak” konulardan uzak duruluyor.
Buna rağmen “karsızların” CHP’yi tercih etmemesinin bence temel nedeni güvensizlik.
Bu güvensizliği de CHP’nin iktidar olduğu kimi “yerel yönetimler” besliyor

Bir örnek ile açıklamaya çalışayım.
İzmir’in Karşıyaka Belediyesi uzun süredir CHP iktidarındadır.
Karşıyakalılar onca olan bitene rağmen, adaya bakmaksızın gidip CHP adayına oy verir.
Hatta Karşıyaka’da CHP’nin oy oranı çoğu ilçeden yüksektir.

CHP’li Cevat Durak 2004 yılı seçimlerinden büyük bir başarı ile çıkarak CHP’nin Karşıyaka Belediye Başkanı oldu.
2009 seçimlerinde de ise yüzde 64,27 oy oranıyla yeniden bu göreve seçildi.
Durak’ın başkanlık dönemindeki en büyük hayallerinden biri de Karşıyaka’ya modern bir otel kazandırmaktı.
Bu yönde epey çaba harcadı.
Belediye arazilerinden kimini otel yapmak için girişimlerde bulundu ancak kurumun bütçesi otel yapmaya çoğu zaman olanak vermedi.
Buna rağmen Cevat Durak yılmadı.

Son olarak Atatürk Spor Salonu’nu yeniden yaparken koplekse en azından sporcuların konaklayabileceği bir otel yaptırdı.
Cevat Durak’ın başkanlığının ikinci döneminde Karşıyaka Belediyesi’ne ait Yalı Mahallesi, 6436/5 sokak üzerindeki belediyeye ait arsa kat karşılığı müteahhide verildi.
Cevat Durak’ın başkanlık ömrü bu binanın bitimine yetmedi.
2014 seçimlerinde partisi tarafından aday gösterilmedi.
Yerine Hüseyin Mutlu Akpınar gösterildi ve seçimleri kazandı.
Zabıtçı İnşaat tarafından yapılan konutlar, yaklaşık 6 yıl önce tamamlandı ve belediyeye ait olanlar devredildikten sonra gerisi de firma tarafından satıldı.

Buraya kadar herşey normal.
Cevat Durak’ın yerine Karşıyaka Belediye Başkanı seçilen Hüseyin Mutlu Akpınar, başkanlığı döneminde bu dairelerden bir kısmını belediyenin borçlarını ödeyebilmek için sattı.
Bu da gayet normal.
Sonuçta merkezi iktidarın ekonomik yönden çok da desteklemediği dönemlerde, CHP’li pek çok belediye bu yolla yatırımlarını yürüttü.

İki blok halindeki binaların birinde (tam adresini özellikle vermiyorum sonra hedef gösterdiğim iddia ediliyor) belediyenin bir dairesi ise satılmadı.
Ne olarak kullanıldı?
Doğal olarak lojman diyeceksiniz.
Hayır öyle değil.
O daire bir dönem Karşıyaka Belediye Başkanı olan Hüseyin Mutlu Akpınar’ın annesine konut olarak verildi.
Cevat Durak gibi, Hüseyin Mutlu Akpınar da 2019 seçimlerinde aday gösterilmedi.
Onun yerine CHP Karşıyaka’da Cemil Tugay’ı aday gösterdi.

Seçimler bittiğinde CHP adayı Cemil Tugay, Karşıyaka’nın yeni belediye başkanı oldu.
Seçimlerden kısa süre sonra, bir önceki başkan Hüseyin Mutlu Akpınar, tahsis ettiği daireyi boşaltarak annesini başka bir eve taşıdı.
“İyi olmuş doğrusu da budur” diyorsunuz eminim.
Hatta Akpınar’ı kibarca eleştirenleriniz de vardır.

Hüseyin Mutlu Akpınar’ın annesine tahsis ettiği daire boşaldıktan sonra ne oldu merak ediyor musunuz?
Meraklanmayın anlatıyorum.
Akpınar’ın boşalttığı daire kısa süre sonra yeni sahibine kavuştu.
Mülkiyeti Karşıyaka Belediyesi’nin olan bu daireye kim taşındı dersiniz?
Bu kez de Karşıyaka’nın yeni seçilen CHP’li belediye başkanı Cemil Tugay’ın annesi.
Akpınar’ın annesi gitti, Tugay’ın annesi geldi.
Şimdilerde ise boş.
Bizim kulağımıza gelenler muhtemelen Başkan Tugay’ın da kulağına gitti ki, yaklaşık on gün önce daireyi boşalttı.
Son duyumlara göre, bir başkan yardımcısı için lojman olacakmış.

Bülent Ecevit’in “Bütün yediğimiz, içtiğimizin parasını benden alacaksın. Sakın ola, devletin tek zeytin tanesi boğazımdan geçmesin” dediği günlerden bu günlere.
Sanır bizim başkanlar da ABD başkanlarının oturduğu White House’a özendi.
Tek farkla.
Bizimkiler White House’u yanlış anlayıp Mom House (Anne Evi) yapmışlar.
Kira vermişler mi, diğer masrafları karşılamışlar mı bilmiyoruz.
Bildiğimiz, “kararsız” seçmenin CHP’ye yönelmemesinde bu yönetim mantığının etkili olduğu.
Çünkü kararsız seçmen “ne farkınız var?” sorusunun yanıtını Mom House’ta bulamıyor.

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı

Reklam Engelleyici Algılandı!

Size daha iyi hizmet verebilmemiz için lütfen reklam engelleyiciyi kapatın