fbpx
ÇevreManşet

Germiyan’a RES, çevrecileri kızdırdı

Çeşme’nin Germiyan bölgesinde Roma mezarlarının olduğu tarihi alana, yapılması planlanan Rüzgar Enerji Santralı’na yol açma çalışması çevreci ve bölge yaşayanlarını kızdırdı. Çeşme Belediyesi ekipleri, dozerlerle yapılan çalışmayı tespit edip, tutanak tuttu. Çevre davalarının öncü isimlerinden Avukat Şehrazat Mercan’ın hazırladığı tutanak bölge yaşayanları ve çevreciler tarafından savcılığa suç duyurusunda bulunulması için imzalandı.

Saniye saniye izlediğim olay şöyle gelişti;

‘’Pazar günü sabah saatlerinde Germiyan köyündekiler devasa dozerlerin Doğal SİT alanındaki çalışma sesleri ile uyanmış. Germiyan köyünde yaşayan Engin Önen, tarihi önemi olan ve arkeolojik alandaki çalışmaları araştırırken kendisinin bölgeye sokulmamaya çalışıldığını bunun üzerine gerekli resmi makamlara durumu bildirdiğini sosyal medya hesabından paylaştı.

Bu paylaşımdan sonra Yarımada’da çevreye duyarlı vatandaşlar bir araya geldik ve Germiyan’a gittik. Çeşme Belediyesi ekipleri bölgeye gelerek ilgili firmanın herhangi bir izni olmadan tepeye giden orman arazisinde dozerlerle yol açım çalışması yaptığını tespit etti.

Çevre davalarının öncüsü Avukat Şehrazat Mercan da Germiyan’a gelerek durum tespitinde bulundu. Doğaya saldırının, Çeşme projesinin yansıması olduğunu, Germiyan bölgesinin Çeşme projesinin arka kısmında önemsiz bir alan olarak görüldüğünü vurguladı. Mercan, buranın enerji merkezi ve Çeşme projesi ile yerleştirilecek işgücünün konuşlanma bölgesi olarak planlandığını belirtti. Bunun, bölgenin tarihine, tarımsal üretime ve yaşayanların üzerinde olumsuz etkisi olacağına dikkat çeken Avukat Şehrazat Mercan, bundan sonra bölgede çok daha fazla olayla karşılaşılabileceğini söyledi. Bunun da duyarlı insanlar ve örgütlü olarak hukuk yollarında hak aramakla engellenebileceğini belirtti.

Toplantıya katılan Fatma Esen Kabadayı Whiting ise Çeşme’de vahşi bir RES yapılaşması olduğunu belirterek, bunlara karşı Madeleine Staaf Kura ile birlikte yıllarca mahkemelerde mücadele edip kazandıklarını ancak RES’lerin sökülmesi kararının uygulanmadığı vurguladı. Yapımcı firmanın bir milli marka olduğunu belirten Whiting, izinsiz ve kaçak RES yapımı ile marka imajının büyük yara alacağına dikkat çekti. Bu durumu alanda bulunan şirket yetkililerine bildirdiğini belirten Whiting, Çeşme’de RES’lerin kaçak yapısı ile ilgili açtıkları davalar gibi bu kaçak yapıya da karşı duracaklarını belirtti.

Dr. Ahmet Güler ise Almanya’da RES’lerin yerleşim alanlarında yasaklandığını, sadece deniz üzerinde olanlara izin verildiğini belirtti. Alman sanayisinin zor durumda kalmaması için bu tür RES’lerin 3. dünya ülkelerine satılması konusunda Alman hükümetince desteklendiğini de iddia etti. Almanların kendi içlerinde yayınlanan raporda Çeşme’de Alman firmalarının etik davranmadıklarını, insanlara ve doğaya zarar verildiğinin kabul edildiğinin de olduğunu söyledi.

Toplantı sonunda Avukat Şehrazat Mercan tarafından kaleme alınan dilekçe toplantıya katılanlar tarafından imzalandı. Suç duyuruları için hazırlık yapıldı.

Son söz olarak; Yarımada ve çevresi doğal zenginlikleri, kültürel mirası, tarımsal endemik ürünleri ile bir cennet. Ama bizler kendi vatanımızı ne kadar seviyoruz? Enerji, taş üretimi, balık çiftlikleri elbette gerekli ama doğru yerde olmalı. Yarımada’da yaşayan insanlar bu konulara duyarlı olmak zorunda. Yaşanabilir bir çevre için bu şart galiba.

Mehmet Tuncer

Kaynak
urlaegemenhaber.com
Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
Kapalı

Reklam Engelleyici Algılandı!

Size daha iyi hizmet verebilmemiz için lütfen reklam engelleyiciyi kapatın