fbpx
Genel

CHP’den ihraç edilen isimden Büyükşehir ve İl Yönetimi için sert açıklamalar ve sürgün iddiası!

’den İzmir İl Disiplin Kurulu kararıyla ihraç edilen eski CHP İl Tarım Komisyonu Başkanı Hatice Zeybek Uslu, ihraç kararıyla ilgili ilk defa konuştu. Kendisine ihraç tebligatının gelmediğini aktaran Uslu, Büyükşehir bünyesindeki birçok ziraat mühendisinin de görevlerinden sürüldüğünü iddia etti. CHP Genel Merkezi’nin liyakat manifestosuyla, yapılan atamaların birbirine zıt olduğunu öne süren Uslu, Büyükşehir Belediyesi ve İl Yönetimi hakkında sert açıklamalarda bulundu.

Cumhuriyet Halk Partisi’nden İzmir İl Disiplin kurulu kararıyla ihraç edilen eski CHP İl Tarım Komisyonu Başkanı Hatice Zeybek Uslu  ihraç kararıyla ilgili çok konuşulacak açıklamalarda bulundu. Ege’ye Bakış’tan Hande Turan’a konuşan Zeybek, İzmir Büyükşehir Belediyesi bünyesinde yapılan atamalarda ’liyakatsiz’ ve meslek gruplarını hiçe sayan uygulamaların olduğunu, İzmir’de CHP’nin Tarım Politikaları Stratejilerine uygun olmayan yöntemlerin kullanıldığını ve tarımla ilgili olan söylemlerle eylemlerin birbirini tutmadığını belirtti. 

CHP LİDERİNİN MANİFESTOSUN HATIRLATTI

CHP Genel Kemal Kılıçdaroğlu’nun Afyon’da yaptığı çalıştayda belediye başkanları için sıraladığı 7 ilkeyi hatırlatan Uslu, “Bu ilkelerin içinde liyakatin önemi ve bir önceki dönemlerde yapılmış güzel şeylerin bozulmaması konusunda ciddi talimatlar vardı. Sayın Kılıçdaroğlu, yönetici atamalarında liyakat esasına mutlaka uyulması gerektiğini, belediye başkanlarının “işi ehline verme” kuralını, her atamada göz önünde bulundurmaları gerektiği konusunda bir manifestoyu açıklamıştı. Hem anayasanın hem de Cumhuriyet Halk Partisi’nin kendi tüzüğü içerisinde Hak, Hukuk, Adalet diyorsak, kendi düşüncelerimizi söylemek ve bunları karşılıklı olarak değerlendirmek zorundayız. Biz CHP İl Tarım Komisyonu olarak örgütü temsilen çalışmalar yaptık ancak ne yazık ki CHP İzmir İl Başkanı bile ‘Ben böyle bir atama yapmadım’ dedi. Çok ilginç ki bu atamada, benim hocam da olan, CHP İzmir Milletvekili Kamil Okyay Sındır’dan da ses çıkmadı. Geçen dönem Tarım Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Orhan Sarıbal’ın dahi sesi çıkmadı. Demek ki onları rahatsız etmiyor bu liyakatsizlik, ama beni ediyor” diye konuştu.

JES’E SES ÇIKARMIYOR”

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin İzmir’in 9 bölgesinde JES kullanılarak yapılmak istenen Organize Tarım Bölgeleri’nde yapılacak tarıma destek vermesini eleştiren Uslu, “Bugün hükümetin İzmir’in 9 bölgesinde yapmak istediği, Ticaret Odasını’nda destek verdiği JES kullanılarak yapılmak istenen Organize Tarım Sanayi Bölgeleri var. Normalde arazide bir kg domates için 45 litre su harcanıyorken, bu bölgelerde stratejik olmayan bir tarım deseni ile bir kg domatesi yetiştirmek için 250 litre su harcanacak. Yüzde 90’ı dışa bağımlı olan bu sistemin neresi milli? Neresi su tasarrufu yapıyor. Bu duruma da benim yerel yönetimim ses çıkarmıyor; oraya temsilci gönderiyorsa, benim için o eylem Cumhuriyet Halk Partisi ile bağdaşmıyordur” dedi.

“16 LİRALIK KARAKILÇIK EKMEĞİNİ KAÇ KİŞİ ALABİLİYOR?”

‘Başka Bir Tarım Mümkün’ sloganıyla yapılan çalışmaları ‘Adil gıda ve su’ başlığında değerlendiren Uslu, atalık Karakılçık buğdayından elde edilen ekmeğin 16 lira olmasını eleştirerek uygulamanın CHP’nin tarım politikalarıyla bağdaşmadığını vurguladı. Uslu, “Başka Bir Tarım Mümkün” denen şey, altı bomboş olan bir olay. Saatlerce ziraat mühendisleri olarak oturur, bunu konuşuruz. Adil gıda ve su örneğini verebiliriz. Karakılçık buğdayı bilindiğinin aksine atalık buğday ya da ekmeklik değil, makarnalık ve verimi düşük bir buğdaydır. Karakılçık buğdayından yapılmış 16 liralık ekşi maya bir ekmeği bugün Gültepe’de ki bir vatandaşımız alabilir mi? Ege Mahallesi’ndeki bir vatandaşımız yiyebilir mi? Mümkün değil. 6 milyonluk nüfusu olan İzmir’de para kazanmak isteyen 300 bin çiftçi yüzde 5’lik nüfusa hitap edecek şekilde ürün yetiştirirse bu adil midir? Değildir. Cumhuriyet Halk Partisi’nin tarım politikalarında yoktur adil gıda deyip de 16 lira ekşi maya ekmeğini satmak. Tarımla ilgili olan söylemlerle eylemler birbirini tutmuyor” şeklinde konuştu.

“AYAKLARI YERE BASMAYAN, JAN JAN İŞLER”

CHP İl Disiplin Kurulu’ndan ihraç talebinin çıkması hakkında konuşan Uslu, kendisine tebligat gelmediğini, geçmişte bir çok ziraat mühendisinin de sürüldüğünü aktardı. Uslu,  “Çok acıdır ki, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde bu işi yapacak ziraat mühendisi yok. Benim de böyle bir görev talebim yok; kimse yanlış anlamasın, benim işim gücüm var. Ama ben mesleki haklarımı korumak istediğim ve tarımın TMMOB çatısı altında temsil edilen stratejik bir meslek olduğunu bildiğim için bu karara sert bir koydum. Bu tepkimi de sosyal medya hesabımdan paylaştım. O yazıya binaen ihraç edildim. Bana tebligat dahi gelmedi. Tarımı, tarımcılığın dışında kimseyle konuşmayı kabul etmiyorum. Bu yapılan atama, adrese teslim, liyakatsiz ve bizim mesleğimizi ve meslek grubumuzdaki insanları hiçe sayan, yok sayan; bizleri ‘salak’ yerine koyan bir atamadır. Bugün birçok ziraat mühendisi arkadaşımız bu gerçekleri söyledikleri için sürülmüştür.  Tarım sosyoloji mezunu bir insana bırakılacak kadar kıymetsiz değildir. Ayakları yere basmayan, tarımla alakası olmayan, jan jan işler bunlar. İzmir bunu haketmiyor” dedi.

NE OLMUŞTU?

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir İl Disiplin Kurulu 14 Nisan’da yaptığı toplantıda önemli kararlara imza attı.  CHP’nin 3 Bornovalı üyesinin dosyalarının masaya yatırıldığı toplantıdan 2 ihraç ve 1 kınama cezası çıktı. 

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in Tarımsal Hizmetler Daire Başkanlığı’na Açık Öğretim Fakültesi sosyoloji bölümü mezunu bir ismi atamasına sert tepki gösteren dönemin CHP İl Tarım Komisyonu Başkanı Hatice Zeybek Uslu, CHP İl Yönetimi tarafından kesin ihraç talebiyle disiplin kuruluna gönderilmişti. Yapılan toplantının ardından CHP İl Disiplin Kurulu, Uslu için ihraç kararı verdi. 

Uslu’nun sosyal medyadaki paylaşımı ise şöyle;

“TARIM ÖNEMLİDİR TARIM İHTİSAS İŞİDİR.

SİSTEMİN DEĞİŞTİĞİ BU DÖNEMDE TARIM, AÖF bitiren/lise mezunu /adrese teslim TARIM daire başkanı ile YAPILACAK İŞ HİÇ DEĞİLDİR.

TARIM ne çekiyorsa, kendi yerine düşünenlerden çekiyor.

Toplumlar ne çekiyorsa kendisi yerine düşünenlerden çekiyor. Kendi bakış açılarını, ideolojilerini, yaşam önceliklerini toplum gereksinmelerinin ve önceliklerinin önüne koyanlar sadece toplumun kalkınmasının ve gerçek sorunlarının çözümünün gecikmesine aracılık ederler. Oysa katılımcılık paradigması toplumun kendi dinamikleri ile kalkınmayı ve müdahaleci kalkınmayı değil katılımcı-aktif kalkınmayı öngörür. Eğer toplumlar biz neden geri kaldık, neden yoksuluz, sorunlarımızla nasıl baş ederiz sorularının yanıtlarını kendilerinde bulsalar ve çözümü de kendileri üretip, kendi dinamikleri ile harekete geçirseler kalkınma daha uygun bir sürede kırsalda da gerçekleşecektir. Bütünleşik bakış açısı ile hareket, sorunları önceliklendirerek ve toplumsal duyarlılıkla ortaya koymak kalkınmanın temel unsurlarındandır. 30 yıldır giderek boşalan kırsal alanlar herkesin kendi başına getirmeye çalıştığı çözümlerle bir türlü kalkınamadı. İhtiyaçlar çeşitlendi, sorunlar çeşitlendi, politikalar çeşitlendi ama kırsalda değişen bir şey yok. Yanlış tarım politikaları, uygun olmayan kaynak arayışları, halkı hep ben kurtarırım öngörüleri sorunlara çözüm olamıyor. Sorunun çözümü halkın kendisindedir. Geleneksel kalkınma ve katılımcılık anlayışı hep halkın yanında imiş gibi olarak ama onun sahip olduğu değerlerden ve içinde yaşadığı sorunlardan uzak durarak gerçekleşti. Bu yönetişimin her katmanında da maalesef böyle algılanmaya başladı. Yeni-çağdaş kalkınma anlayışında yereli kalkınmanın merkezine koyan, yerelin bilgileri üzerine bilgi üreten, doğayı gözeten, yerelin önceliklerini kendi önceliklerinin önüne koyan, kendi ihtiyaç tanımlarının yereldeki için de gerekli olduğuna inanan ve buna göre politikalar üreten yaklaşımlar daha fazla kabul ve uygulamada olur görmüştür. Kırsalda yoksulluğun, işsizliğin, örgütsüzlüğün, topraksızlığın, ezilmişliğinin, sınırlı üretkenliğin ve yanlış politikaların aşılması ancak ve ancak yereldekilerin öncülük edeceği, sorunlarını tanımlayacağı, bunun için de çözümler ortaya koyacağı ve yönetişimin her ayağındaki paydaşların da katkıları ile gerçekleşecektir.”

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı

Reklam Engelleyici Algılandı!

Size daha iyi hizmet verebilmemiz için lütfen reklam engelleyiciyi kapatın